26 Ocak 2016 Salı

Haber Analizi-İstanbul'un göbeğinde tecavüz dehşeti

http://www.hurriyet.com.tr/istanbulun-gobeginde-tecavuz-dehseti-40045189

Geçtiğimiz günlerde ,yine onlarcası devam ederken, haberlere yansıyan bir tecavüz olayı ile sarsıldık hepimiz. Üstüne birde "o saatte dışarıda ne işi varmış" gibi uygunsuz yorumlara maruz kaldık. Olay Kadıköy Bağdat caddesinde gerçekleşiyor. Saatin geç olmasını fırsat bile 33 yaşında evli ve 2 çocuk babası olan Cengiz A. masum bir insanın hayatını kararttı ,tecavüz etti.
 Bu olayın neresine yanalım. Adamın evi oluşuna mı 2 tane evladının olmasına mı. Bu adamın çocuklarını nasıl yetiştirdiğini düşünemiyorum. Zaten uyuşturucu ve bunun gibi suçlardan karakolda kaydı olan potansiyel bir sapık ve katilin nasıl sokaklarda rahat gezebildiğini de anlamıyorum.
 İnsan olarak bazı erkeklerin insan olduğunu kabul edemiyorum. Hayvanlardan daha aşağı bir türe ait olan bu kişilerin yaşamasını dahi lüzumsuz buluyorum. Hapse atmak o adam için bir ceza olabilir mi?
Daha ağır yaptırımların olması gerekir. Tüm dünya da ki kadınlar olarak erkekler yüzünden hayatımız ve yaşam kalitemiz tehlikede. Bir insanın diğer bir insandan korkması ne kadar acı verici olsa da durum bu şekilde. Daha Özgecan olayı gibi binlercesi yaşanmış ve yaşanmaya devam ederken bu insanlar neden akılsızca hakaret etmeye devam eder. Nasıl maalesef yine bu sistemi şekillendiren erkekler türdeşlerini korur ve ağır yaptırımları devreye sokmak yerine kadına daha da kendini saklaması için saçma sapan akıllar verir.
 Erkek egemen toplumlar kadınlara hak ettikleri değeri vermedikleri sürece asla ilerleyemez, asla kaliteli bir nesil yetiştiremezler. Erkekleri doğurup büyüten ve onları eğiten  kadınların toplumun en önemli yerinde olduklarını erkeklerin farketmeyişi tüm toplumu cezalandırmaktan başka birşey değil.
 Sinirleri bozan ayrıntılardan biri de uyuşturucu ve hırsızlıktan sabıkası bulunan ve tecavüzle yargılanan birinin " Şeytana uydum , şimdi çok pişmanım " demesi. Böyle bir insanın ne Allah inancı olabilir ne de pişmanlık duygusu. Allah'ın varlığını anlayamamış dinden bir haber olan bu şahsın şeytana uydum demesi de ayrıca ironiktir. Tecavüzden yargılanan erkek müsveddelerinin bir daha bu suçu işleyemeyecek duruma getirilmesi en adaletli karar olacaktır.








15 Ocak 2016 Cuma

Yalova Üniversitesi Uluslararası Proje Kulübü

 
   22 Mart 2013 Yılında kurduğum ve sonrasında hayatımın baş köşesine yerleştirdiğim Kulübüm. Uluslararası Proje Kulübü denildiğinde benim için akan sular durur. Tarifi imkansız benim için. Hedeflerime, hayallerime doğru giderken hep en büyük dayanağım oldu bu kulüp benim. Uluslararası ve yerel projeler yapma vizyonuyla 15 arkadaşımla beraber çıktığım bu yolda hızla gücümüzü arttırarak devam ediyoruz. Yıllar içinde çok kişi geldi gitti kulüpten tabiki. Herkes bir amaçla geliyor buraya. Ben amaçlarımı gerçekleştirdikçe daha iyisini koydum kendime hedef olarak. Daha iyisi için çalıştım.
   Uluslararası proje kulübü ile bu üç yıllık süreçte 50 den fazla proje,etkinlik,seminer ve teknik gezi gerçekleştirdik. Ve bunun yanında toplantılarımız eğlencelerimizde cabası :) Tüm üniversite hayatım kulüp etrafında şekillendi projeden projeye eğitimden eğitime koştum.
   YUIPCLUB sınırsız hayal gücüne hitap eden bir kulüp olduğu için bu kadar başarılı oldu. Yeri geldi kişisel gelişim seminerleri verdirdik, yeri geldi sosyal sorumluluk projeleri yaptık. Kulüp vasıtasıyla bakanlıkları , işletmeleri gezdik üst düzey kişilerle tanışma fırsatı yakaladık. Uluslararası proje kulübü diğer üniversitelerde de eşine az rastlanır bir tarz da çalışmalarına devam etmektedir. Tüm dünyaya açık bir vizyonu vardır , bölüm ayırt etmez. Üniversite öğrencilerinin ders hayatı dışında ki sosyal  hayatı için inanılmaz katkılar sağlar ve bunu en üst düzeye çıkarmak için çabalar.
   Yuipclub'ta şunu yapamazsın dediğiniz hiç bir şey  yoktur. Her alanda faaliyet gösterir ve destekler. Yalova Üniversitesi'nin önemli değerlerinden biridir. Bu üç yıllık süreçte bu kulübü bu seviyeye getirmek için tüm ekip üyeleri yeri gelmiş gecesini gündüzüne katmıştır. Şuanda da öyledir. Yuipclub her pazartesi akşamını projelere ayırır toplantı yapar, her ay en az dört toplantı ve iki etkinlikle geçer. Yuipclub ekibi en çokta bir aile olmayı önemser. Kimin bir mutluluğu yada derdi varsa ortak olunur .
    Yuipclub ta olmak ayrıcalıktır deriz biz her zaman. Öyledir çünkü. Aramıza katılmak isteyen herkese kucak açarız. Tüm iyi niyetimizle aramıza alır dost biliriz :) Herkese hayalinde ki projeyi tasarıyı hayata geçirme şansı veririz. Daha tecrübeli olanlarımız yeni gelen arkadaşlarla birebir ilgilenir yardımcı olur.
    Yuipclub her alanda proje yapmayı prensip haline getirmiştir. Tek alana tıkılıp kalmayız . Bir gün girişimcilik zirvesi düzenler bir gün hayvan barınağını ziyaret ederiz. Hayatın her alanına bir parça dokunuruz :)
    Bu yıl mezun olacağım ve kesinlikle canımı yakan tek şey kulübümden ayrılmak olacak. Kulüp çalışmayı sevdiğim, en üretken olduğum, üniversite hayatıma renk katan birinci
yer. Gönüllü olmayı bana sevdirdiği için daha daha bağlandığım tek yer :) Mezun olsam da kopamam ekip arkadaşlarımın hep yanında olurum ben :)

    İyi ki Yuipclub'tayım:)









Küçük Hediyeler Büyük Mutluluklar

          Yalova Üniversitesi Uluslararası Proje Kulübü bünyesinde arkadaşlarımla beraber 08.03.2013-06.05.2013 Tarihleri arasında başlatmış olduğum sosyal sorumluluk projesidir ' Küçük hediyeler büyük mutluluklar'.
           Yürütücülüğünü yaptığım bu proje benim yazıp yürüttüğüm ilk sosyal sorumluluk projesidir de aynı zamanda. Üstünden 3 yıl geçmesine rağmen dün gibi hatırlıyorum tüm heyecanını ve zorluklarını. Her şeyiyle tüm proje sürecini yazacağım buraya :)
            Önce arkadaşlarla yardım kampanyası yapmaya karar vermemizle başladı herşey. Gençlik merkezinin yardımıyla 700. yıl Osmangazi ortaokulunu seçtik proje için. Okula gittik görüştük olumlu cevap aldık. Sonra başladık yardım duyurularına. Zamanla çığ gibi büyüdü. Gelen eşyaları saklayacak yer bulamadık, şehir dışından kargo ile geldi eşyalar. Gazete haberlerimiz yapıldı daha da arttı destekler. Üniversite fakültelerine kurular yerleştirdik. Herkes elinde olanı verdi.
             2 Ay sonunda birçok giysi ve kırtasiye malzemesi toplanmıştı. Okula eşyaları götürdüğümüzde o çocukların heyecanı mutluluğu asla anlatılamazdı asla hiç bir şeye değişmem o an hissettiklerimi. Müdür yardımcısından tutunda herkes çok memnun olmuştu. Ama en güzel hediyemi 1 yıl sonra aldım. 'Gelecek için el ele ' projemiz için 1 yıl sonra yine aynı okula gittiğimde içlerinden bir öğrencinin beni tanıması ve 'Aa sen bize elbise getiren ablasın' demesi ile yaşadığım tarifsiz duyguyu anlatamam. Beni hatırlıyordu , demek ki gerçekten kalbine dokunabildim demek ki gerçekten küçük bir hediyeyle büyük bir mutluluğa vesile oldum dedim içimden. Duygulandım dostlar. Bir cümle ile bambaşka boyutlara geçtim..
               Her zaman söylüyorum yine söyleyeceğim. Gönüllü olmak bu dünyada ki en muhteşem şeylerden en önde geleni. Çünkü verdiği mutluluk paha biçilemez :)